Bugünlerde kafayı dubstep olayına taktım. Önce tesadüf eseri halis mulis İngiliz prodüktör Skream'in 2006 çıkışlı albümünü dinledim. Dinlerken kendi kendimin geç kalmışlığına "pes" dedim. Sonra pek merak ederek yutüb'den kendisini arattım ki ne göreyim? Meğer kendisi remixleriyle de bayağı bir meşhurmuş. Biz kafayı bu yazın festivallerinde kimlerin sahne alacağına yorarken meğer Skream abi atı almış da Üsküdar'ı çoktan geçmiş. Özelliklen La Roux'un "In For The Kill" şarkısına yaptığı remixe bayıldım. Hatta dinlediğim dubstep potpurisinde bir numeroma yerleştirdim ama baştan söyleyeyim. Diğerlerine de zaman ayırmak lazım. Zihin açıyor adeta. Misal amatörce bir dubstep karmaşası yapsak bir numara kesinkes "In For The Kill" olur ama Klaxons'ın "Not Over Yet" şarkısı için hazırladığı remix de bu listeye kıyısından köşesinden mutlaka girer. İşte sabah sabah oturup keşfettiğim, yanında sütümü içtiğim, gökyüzüne daldığım, oğlumu uyuttuğum birkaç dabım sitepim remiks.
İşte benim favoritim:
Klaksoncularınki de pek güzel:
Müziğin dili, dini, ırkı olmaz. En sevdiğim şey de bu. Kaliforniyalı siyahi prodüktör Flying Lotus da bu dubstep konusunda oldukça başarılı. Az veren candan, çok veren maldan atasözüne gönderme yapan 1.40 sn'lik "Rickshaw" müzikte doğu batı sentezi konusunu da bir kez daha gündene getiriyor.
Mt. Eden'i özellikle kayırıyorum dostlar. Neden derseniz? Kendisiyle bir gönül bağım oluştu da ondan. Remix seçimlerinden de kolaylıkla anlayacaksınz. Aşağıdaki örnek de zaten en can alıcı remixlerinden biri. Danyel'im güvenli ellerdesin, korkma!
Bir başka lezzet erbabı isim de Chasing Shadows. Her ne kadar sahne isminden pek hazzetmesem de bir Kanye West şarkısı olan "Flashing Lights" coverı oldukça hardcore kanımca. Hani böyle haşin günlerinizde mutlak surette bir doz attırın. Pek başarılı.
Gezinirken gözüme çarpan bir başka remix ise Rihanna'nın son "dolgun" şarkısı "Rude Boy" için Chrispy'nin hazırladığı remix. Günü takip eden genç DJ, anlaşılan o ki deneysellikten çok popülarizmden yana.
Sözün kısası sayın izleyiciler, okuyucular, dinleyiciler... Önyargılarınızı atın, oturun biraz vakit ayırın. Bu dubstep olayı bence gayet beğenilesi.. Haydin afiyet ola...
Boxer Dergisi'ne verdiğim görüş.
2 yıl önce
0 yorum:
Yorum Gönder