onu en iyi tanıyan insandı bunu söyleyen. "gözlerin mutlu bakmıyor" dedi. "ne oldu sana da böyle oldu"...
durdu, farkına vardı. kendini bile kandırır olmuş.
sırasıyla binlerce kare, milyonlarca fotoğraf, sayısız an geçti gözünün önünden.
hani sanki ölmeden önce izlenen film şeridi gibi.
kendine bile itiraf edemediği mutsuzluklar.
oysa birçok insanın olmak istediği yerde ve bir sürü mutluluk sebebiyle birlikte konuşlanmıştı.
"içim acıyor" dedi. "geçmişimde öyle kanayan yaralar var ki yarını düşünmeye korkar oldum."
acılar yıllarla azalmıyor, kanadıkça kanıyordu belli ki.
hep "bu işi kaparsam, ona sahip olursam, oraya gidersem kesin çok mutlu olurum" diyerek ötelediği mutluluk her şart yerine getirilse de içine yerleşemedi.
şimdi ben onu düşündüm de ürktüm.
"mutlu olmak için sebep aramamalı" dedim kendi kendime.
varım, varım, varım.
yetmez mi?!
Boxer Dergisi'ne verdiğim görüş.
2 yıl önce
0 yorum:
Yorum Gönder