Sen’i dinliyordum.
O uzun sakallı güzel adamın sesi okşuyordu başımı
Gülme
Mübalağa değil söylediklerim
Tanıdım ben o adamı
Huysuzları bir kez daha sevdim
Bir kez daha bağrıma bastım onunla
Ben koca bir ana oldum, sarmaladım onu.
Şimdi o kucaklıyor elimde kırıklarla duran beni
Üstelik senin gibi kaçmıyor kanamaktan
Benim canım yanmış
Benim kalbim kırık
Ama o toy zamanlarının ahmaklığını unutmuş bir dede gibi başımı okşuyor
O uzun sakallı güzel adamın sesi okşuyordu başımı
Gülme
Mübalağa değil söylediklerim
Tanıdım ben o adamı
Huysuzları bir kez daha sevdim
Bir kez daha bağrıma bastım onunla
Ben koca bir ana oldum, sarmaladım onu.
Şimdi o kucaklıyor elimde kırıklarla duran beni
Üstelik senin gibi kaçmıyor kanamaktan
Benim canım yanmış
Benim kalbim kırık
Ama o toy zamanlarının ahmaklığını unutmuş bir dede gibi başımı okşuyor
Penceden gelen uğultu hatırlatıyor
Artık biraz evle ilgilenmek lazım
Camları değiştirmek, bir de macun çekmek
Çok şey geliyor aklıma
Yapacak ve yapılamayacak
Üzülüyorum şimdi
Diyeceklerim vicdanımın sansürüne uğruyor
Duruyorsun
“Ocakta yemeğim var” dememi bekler gibi
İçten içe bilsen de
İnkar ediyorsun
Tecahül-i arif derlerdi eskiler
Sen ne dersin bilmem
Şimdi ben elimde kahve
Önümde bir yığın okunacak öğrenecek şey
Kısa bir hayat
Koca bir vicdan
Küçük bir oğlan
Ve
Bir dolu gözyaşıyla
Çökmüşken yerime
Başlıyor yaylılar
“Kreşendo, kreşendo” diye bağırıyor şef
Sonra kabarmışken içimin denizleri
Fısıldıyor yeniden
“Piyano, piyano”
Duruyorum ben de
Hep bir yere yetişmesi gereken ruhum bile duruyor
Elim duruyor
Gözüm duruyor
Kalbim duruyor
Duruyor zaman
Yaklaşıyor final
0 yorum:
Yorum Gönder